Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Günlük hayatın içinde fark etmeden taşıdığımız yükler
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bazı konular var ki, ilk bakışta ciddi ve ağır geliyor ama içine biraz gündelik hayat katınca bir anda daha anlaşılır hale geliyor. “Dinen sorumluluk ne anlama gelir?” sorusu da tam olarak böyle bir şey. Bir yandan ciddi bir kavram, diğer yandan sabah alarmını erteleyip “beş dakika daha” dediğim o anla bile ilişkili bir tarafı var.
Çünkü sorumluluk dediğimiz şey sadece büyük kararlar değil; bazen küçük anlarda verdiğin seçimlerin toplamı gibi bir şey.
Bir sabah kahvaltıda arkadaşım Cem’le konuşuyoruz:
“Abi dinen sorumluluk ne demek sence?”
Cem hiç düşünmeden cevap veriyor:
“Benim sorumluluğum kahveyi yapmaktı, onu da unuttum.”
İşte mesele tam da burada başlıyor.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Kavramı sadece kitaplardan çıkarmak
Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Dinen sorumluluk ne anlama gelir” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusunu sadece teorik bir açıklama gibi düşünmek aslında konuyu biraz eksik bırakıyor. Çünkü bu kavram, insanın bilinçli olduğu andan itibaren yaptığı tercihlerin bir anlam taşımasıyla ilgili.
Ama bunu duyunca insanın aklına hemen ağır bir tablo geliyor. Oysa gündelik hayatta bu sorumluluk bazen çok daha basit anlarda karşımıza çıkıyor.
Mesela ben geçen gün İzmir’de Kordon’da yürürken simit aldım. Martılarla kısa bir mücadele verdim. Bir tanesi simidin yarısını kaptı. O an iç sesim şunu dedi:
“Senin kontrolün dışında gelişen şeyler de var ama senin vereceğin tepkiler var.”
İşte o an, “dinen sorumluluk ne anlama gelir?” sorusu kafamda başka bir boyuta geçti. Büyük felsefi cümleler değil, basit bir farkındalık hali gibi.
Sorumluluk sadece büyük kararlar mı?
Çoğu kişi sorumluluğu sadece büyük şeylerle ilişkilendiriyor. Ama aslında:
Söylediğin bir söz
Birine verdiğin tepki
Göz ardı ettiğin bir durum
Ertelediğin bir davranış
Bunların hepsi küçük küçük parçalar gibi birikiyor.
Geçen gün arkadaş ortamında biri şöyle dedi:
“Ben zaten niyetliyim, gerisi çok önemli değil.”
Orada başka bir arkadaş araya girdi:
“İyi de niyet kahve değil ki, tek başına yetmiyor.”
Herkes güldü ama ben içimden düşündüm: “Dinen sorumluluk ne anlama gelir?” sorusunun en zor kısmı tam da burada olabilir.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Gündelik hayatın içindeki görünmez çizgi
Bazen insan, sorumluluğu sadece büyük olaylarla ölçmeye başlıyor. Oysa İzmir gibi bir şehirde yaşarken her gün küçük kararlar veriyorsun.
Sabah uyanıyorsun:
“Bugün erken kalkacağım.”
Sonra telefon:
“Bir video daha izleyeyim…”
Ve o “bir video” bazen 40 dakikaya dönüşüyor.
İç ses:
“Bu da mı dinen sorumluluk konusu?”
Cevap gibi bir sessizlik…
Aslında mesele tam olarak burada: insanın kendi iç tutarlılığı.
Kendi kendinle yaptığın sessiz pazarlıklar
Hepimizin içinde sürekli bir pazarlık var.
“Bugün biraz daha iyi olacağım.”
“Yarın telafi ederim.”
“Bu seferlik böyle olsun.”
Bir gün arkadaşım dedi ki:
“Ben kendimle sürekli sözleşme imzalıyorum ama imza attığım kağıdı bulamıyorum.”
Güldük ama doğruydu.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusunu bu açıdan düşündüğünde, konu bir anda daha kişisel hale geliyor. Çünkü kimse senin yerine o iç pazarlığı yapmıyor.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Mizahın içinden geçen ciddi taraf
Benim arkadaş grubunda bir kural var: çok ciddi konular konuşulmaya başlayınca biri mutlaka konuyu dağıtır.
Geçen gün yine böyle bir an:
Arkadaş 1: “İnsanın sorumluluğu çok büyük bir şey.”
Arkadaş 2: “Benim en büyük sorumluluğum tostun yanmaması.”
Sessizlik.
Sonra kahkaha.
Ama sonra sohbet tekrar ciddileşti.
Çünkü insan gülse de düşünüyor.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusu da böyle bir şey: hem hafif hem ağır.
Günlük hayatta fark etmeden taşıdığımız yükler
Şöyle bir liste yapalım ama sıkıcı olmayacak:
Birine verdiğin söz
Ailene karşı davranışın
Arkadaşına söylediğin bir cümle
Kendi vicdanınla baş başa kaldığın an
Bunların hiçbirini kimse deftere yazmıyor ama senin zihninde duruyor.
İzmir’de akşam yürüyüşlerinde bunu çok düşünüyorum. Denizin kenarında otururken insanlar kendi hayatlarına dalmış oluyor. Ben de bazen şöyle düşünüyorum:
“Ben bugün kimseyi kırdım mı?”
“Bir şeyi yarım bıraktım mı?”
“İçimde rahatsızlık bırakan bir şey var mı?”
Ve asıl soru geliyor:
“Bunların hangisi benim sorumluluğumdu?”
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? İç sesle yapılan uzun sohbet
Bazen insan kendi kendine konuşuyor ama dışarıdan bakınca sadece yürüyen biri görünüyor.
İç ses:
“Bugün biraz daha dikkatli olmalıydın.”
Ben:
“Evet ama trafik vardı.”
İç ses:
“Bahane mi üretiyorsun?”
Ben:
“Biraz…”
İşte bu iç konuşmalar aslında konunun en gerçek tarafı.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusu, biraz da bu iç hesaplaşmaların toplamı gibi.
İnsan kaç kere kendini ikna eder?
Çok.
Bazen sabah, bazen gece.
Gece 2’de telefon elinde:
“Yarın daha düzenli olacağım.”
Sabah 9’da:
“Bugünlük böyle idare edelim.”
Ve döngü devam eder.
Bir arkadaşım şöyle demişti:
“Ben kendimi en çok sabah kandırıyorum.”
Gülmüştük ama aslında doğruydu.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? İnsan ilişkileri üzerinden düşünmek
İzmir’de arkadaşlık ilişkileri genelde rahat görünür ama içinde ince bir denge vardır.
Birine geç cevap vermek bile bazen küçük bir düşünce yaratır:
“Acaba kırıldı mı?”
“Ben mi yanlış yaptım?”
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusu burada daha sosyal bir boyuta geçiyor. Çünkü insan sadece kendine karşı değil, başkalarına karşı da bir tutum geliştiriyor.
Kırmamak, kırılmamak ve ortada kalmak
Bir gün arkadaş ortamında biri dedi:
“Ben artık kimseyi kırmamaya çalışıyorum.”
Diğeri cevap verdi:
“O zaman sen de kırılıyorsun.”
Hepimiz sustuk.
Çünkü doğruydu.
Sorumluluk bazen sadece davranmak değil, bazen de nasıl davranacağını seçmek.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Gelecek kaygısı ve iç denge
25 yaşında biri olarak en çok düşündüğüm şeylerden biri şu:
“Ben doğru yolda mıyım?”
Bu soru sabit bir cevap istemiyor. Sürekli değişiyor.
İş, arkadaşlık, aile, kişisel hedefler…
Hepsi bir denge oyunu gibi.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? sorusu burada daha derin bir şeye dönüşüyor: insanın kendi hayatını anlamlandırma çabası.
Bazen çok düşünüp hiçbir şey yapmamak
İzmir’de denize karşı oturup uzun uzun düşünen çok insan var. Ben de onlardan biriyim.
Düşünüyorsun:
“Daha iyi olmalıyım.”
“Daha dikkatli olmalıyım.”
“Daha bilinçli olmalıyım.”
Sonra martılar geliyor ve tüm planı bozuyor.
Ama sonra tekrar düşünüyorsun.
Bu döngü bile aslında insanın kendi sorumluluğunu arama hali.
Dinen sorumluluk ne anlama gelir? Son olarak içten bir bakış
Daha Fazlası İçin: Ramadan ne anlama gelir ?
Bütün bu konuşmalar, şakalar, iç sesler ve gündelik anlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey aslında çok net değil ama hissedilir bir şey:
İnsan yaptığı her seçimle bir şeyin parçası oluyor.
Bazen doğru, bazen eksik, bazen aceleyle.
Ama hepsi bir bütün oluşturuyor.
Ve belki de en gerçek cevap şurada saklı:
İnsan, fark ettiği anda zaten sorumluluğun içine girmiş oluyor.