İçeriğe geç

Kategori: Makaleler

Kan Damlası kimin eseri türü ?

Kan Damlası Kimin Eseri, Türü Nedir? Bilimsel Bir Merakla Derinlemesine İnceleme Bir Damla Merakla Başlayan Yolculuk Bazen bir kitap sadece bir hikâye değildir; içinde insan doğasına, topluma ve kültüre dair derin mesajlar taşır. “Kan Damlası” da bu tür eserlerden biri. Peki, bu eserin arkasındaki isim kimdir? Hangi türde kaleme alınmıştır ve neden bu kadar önemli görülür? Bu yazıda, bilimsel bir merak ve analizle “Kan Damlası” eserini incelerken, aynı zamanda herkesin anlayabileceği sade bir dil kullanarak konunun özüne inmeye çalışacağız. Kan Damlası’nın Yazarı: Ahmet Mithat Efendi “Kan Damlası”, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Ahmet Mithat Efendi tarafından kaleme alınmıştır. 19. yüzyıl Osmanlı…

Yorum Bırak

Kamu diplomasisi yaklaşımı nedir ?

Kamu Diplomasisi Yaklaşımı Nedir? İnsan Hikâyeleriyle Anlatılan Sessiz Güç Bir akşam haberleri izlerken fark ettim; ülkeler artık birbirine yalnızca diplomatik notalarla değil, sosyal medya paylaşımlarıyla da mesaj veriyor. Bir ülke, afet anında yardım eli uzatıyor; bir diğeri, kültürünü Netflix dizileriyle dünyaya tanıtıyor. “Bu bir diplomasi biçimi mi?” diye düşündüm. Cevap basit ama derin: Evet, bu kamu diplomasisi. Ve aslında hepimiz, farkında olmadan onun bir parçasıyız. Kamu Diplomasisi Yaklaşımı Nedir? Kamu diplomasisi, devletlerin yalnızca diğer devletlerle değil, yabancı halklarla doğrudan iletişim kurarak kendi kültürünü, değerlerini ve politikalarını anlatma sürecidir. Klasik diplomasiden farkı; resmî protokollerin ötesine geçip kalplere dokunmasıdır. Yani büyükelçiler, hükümet…

Yorum Bırak

Güdüleme ne demek eğitim ?

Kelimelerin Gücüyle Eğitimde Güdüleme: Bir Edebi Yolculuk Kelimeler yalnızca anlam taşımaz; bir dünyayı kurar, bir duyguyu canlandırır, bir insanı harekete geçirir. Güdüleme dediğimiz şey, aslında insanın iç dünyasında yankılanan bu kelimelerin, duyguların ve anlamların bir araya gelmesidir. Eğitim alanında “güdüleme”yi yalnızca psikolojik bir kavram olarak değil, aynı zamanda bir anlatı sanatı olarak da düşünebiliriz. Çünkü her öğretmen, bir bakıma yazar; her öğrenci ise bir metin gibi okunmayı, anlaşılmayı ve yeniden yazılmayı bekler. Güdüleme: Anlamın Kalbinde Bir Kıvılcım Edebiyat bize öğretir ki, hiçbir hikâye motivasyonsuz başlamaz. Don Kişot’u yollara düşüren şey bir idealdir, Anna Karenina’yı toplumsal zincirlerden koparan bir tutkudur. Eğitimdeki…

Yorum Bırak

Gözünü dört açmak deyim mi ?

“Gözünü Dört Açmak” Deyim mi? Evet—Ama Bu Kadarla Bırakırsak Zararını Görürüz Giriş: Sürekli Teyakkuzun Romantikleştirilmesine İtirazım Var Bazı sözler, hayatımızın fon müziği olur; fark etmeden onlarla düşünür, onlarla karar veririz. “Gözünü dört açmak” da böyle bir söz. Evet, Türkçede yerleşik bir deyim; ama bence artık eleştirilmesi gereken bir “alışkanlık cümlesi”. Çünkü bu deyim, dikkatli olmayı değil, paranoyayı normalleştiriyor; hatayı azaltmayı değil, hatayı yapanı yalnızlaştırmayı öğütlüyor. Üstelik bunu masum bir uyarı gibi, “iyi niyet”in arkasına saklanarak yapıyor. Benim derdim, bu sözün bizi nasıl düşündürdüğüyle; yani dilin, ekosistemimizi—işi, okulu, sokağı, dijitali—nasıl biçimlendirdiğiyle. İpucu: “Gözünü dört açmak” bir deyimdir; fakat ‘sürekli alarm’ kültürünü…

Yorum Bırak

Aşkım Kapışmak nerede çalışıyor ?

Merhaba sevgili okur, bugün birlikte bir “araştırma dedektifi” gibi iz sürmek istiyorum: Aşkım Kapışmak nerede çalışıyor? Bu soru basitmiş gibi görünebilir, ama doğrulanabilir veriler, kurum kimliği ve “çalışma” kavramı üzerine derin düşünceler barındırır. Hazırsan, gel birlikte bakarız. (1) “Çalışmak” Ne Demek? Kavramsal Çerçeve Bilimsel perspektiften, bir kişinin “çalışıyor olması” demek, belli bir kurumda düzenli olarak görev alması, resmî sorumluluklarının olması, bordro/maaş ya da sözleşmeli yükümlülüklerle ilişkili olmasıdır. Yarı zamanlı etkinlikler, konuşmacılık, danışmanlık, seminer verme gibi faaliyetler bu tanıma tam olarak uymaz; “çalışıyor gibi algılama” düzeyinde kalabilir. Bu ayrım önemlidir: bir kişi “bir yerde aktif olarak görünüyorsa”, bu “kadrolu çalışan” olduğu…

Yorum Bırak

Görelilik ne işe yarar ?

Görelilik Ne İşe Yarar? Öğrenmenin Esnek Doğasını Keşfetmek Bir eğitimci olarak her derste şunu fark ederim: Öğrenciler aynı bilgiyi duyar, ancak farklı şekilde anlarlar. Çünkü öğrenme, sabit bir kalıp değil; bireysel deneyimlerle biçimlenen canlı bir süreçtir. İşte bu farkın altında yatan temel kavramlardan biri göreliliktir. Görelilik, bilginin, değerin ve anlamın mutlak olmadığını; bireyin, çevrenin ve bağlamın etkisiyle değiştiğini söyler. Peki, görelilik ne işe yarar? Bu yazıda, görelilik kavramının öğrenme teorilerindeki yerini, pedagojik yaklaşımlara etkisini ve bireysel-toplumsal öğrenme süreçlerindeki önemini inceleyeceğiz. Göreliliğin Öğrenmedeki Yeri: Bilgiyi Yeniden Anlamlandırmak Görelilik, eğitimde “bilgi tek ve değişmez değildir” düşüncesini temellendirir. Öğrenci, bilgiyi pasif bir şekilde…

Yorum Bırak

Gros tonilato nasıl hesaplanır ?

Gros Tonilato Nasıl Hesaplanır? Gücün, İktidarın ve Toplumsal Dengenin Matematiği Bir siyaset bilimcinin gözünden bakıldığında, “gros tonilato” sadece teknik bir hesaplama değil; güç, düzen ve iktidar ilişkilerinin rakamsal bir izdüşümüdür. Devletlerin, kurumların ve bireylerin denge arayışları, bazen bir geminin ağırlık merkezi kadar hassas bir denklemde gizlidir. Peki, bir toplumu ayakta tutan “ağırlık” nasıl ölçülür? Bir ulusun veya kurumun gros tonilatosu hangi güç ilişkileriyle hesaplanır? Kavramsal Giriş: Güç, Ağırlık ve İktidarın Hesabı Siyaset bilimi, gücü analiz ederken çoğu zaman görünmeyen bir ağırlık ölçüsüne başvurur. Bir devletin kurumsal tonajı, yalnızca ekonomisinin değil, ideolojisinin de yükünü taşır. Gros tonilato kavramı, denizcilikte bir geminin…

Yorum Bırak

Fiziksel olarak güçlü olmak için ne yapmalıyız ?

Fiziksel Olarak Güçlü Olmak İçin Ne Yapmalıyız? Toplumsal Güç Algısının Sosyolojik Okuması Bir sosyolog olarak, bireylerin güçle kurduğu ilişkiyi incelerken sıkça şu soruyla karşılaşırım: “Güç dediğimiz şey gerçekten kaslarda mı, yoksa toplumun beklentilerinde mi gizli?” Güç, yalnızca fiziksel bir dayanıklılık göstergesi değildir; o aynı zamanda toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin şekillendirdiği bir değerdir. Bu nedenle “fiziksel olarak güçlü olmak” sorusuna yanıt ararken, bireysel kas gelişimi kadar, toplumun güce yüklediği anlamı da çözümlemek gerekir. Toplumsal Normlar: Gücün Görünür Yüzü Her toplum, bireylerinden belirli fiziksel ve davranışsal özellikler bekler. Toplumsal normlar, kimin güçlü, kimin zayıf olduğu konusunda sessiz ama etkili…

Yorum Bırak

Evlilik görüşmesi nasıl olmalı ?

Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Evlilik Görüşmesine Bakmak Bir eğitimci için öğrenme yalnızca okul sıralarında değil, hayatın her alanında sürer. Her yeni deneyim, bireyin kendini yeniden keşfetmesine, içsel farkındalığını derinleştirmesine katkı sağlar. Evlilik görüşmesi de böylesi bir öğrenme sürecidir. İki insanın yalnızca birbirini tanıdığı değil, aynı zamanda kendi değerlerini, önceliklerini ve duygusal olgunluklarını yeniden öğrendiği bir deneyimdir. Bu nedenle, evlilik görüşmesine yalnızca “tanışma” olarak değil, “öğrenmenin bir formu” olarak yaklaşmak gerekir. Evlilik Görüşmesi: Bir Öğrenme Alanı Olarak Evlilik görüşmesi, bilişsel, duygusal ve sosyal öğrenme boyutlarını bir arada barındırır. Bilişsel öğrenme, karşımızdaki kişinin düşünce yapısını, dünya görüşünü anlamamızı sağlar. Duygusal öğrenme ise empati…

Yorum Bırak

Erdoğan hangi ne mezunu ?

Toplumsal Yapının İzinde: Erdoğan Hangi Ne Mezunu? Bir sosyolog olarak toplumun katmanlarını, bireylerin bu katmanlar içindeki konumlarını ve kimliklerini nasıl inşa ettiklerini anlamak daima ilgimi çekmiştir. Bu yazıda, bir biyografik bilginin — “Erdoğan hangi ne mezunu?” sorusunun — ötesine geçerek, eğitim, toplumsal roller ve kültürel pratikler arasındaki etkileşimi çözümlemeye çalışacağım. Çünkü bir bireyin eğitim geçmişi yalnızca bir özgeçmiş detayı değil; toplumun değerler sistemine, cinsiyet normlarına ve sınıfsal yapılarına açılan bir penceredir. Eğitim ve Toplumsal Yükselme: Erdoğan’ın Mezuniyet Hikâyesi Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul İmam Hatip Lisesi mezunudur. Ardından Marmara Üniversitesi İktisadî ve Ticarî Bilimler Fakültesi’nden mezun olduğu bilinmektedir. Bu eğitim çizgisi,…

Yorum Bırak
şişli escort
Sitemap
ilbet giriş